4 Nis 2013

Wallbanger | Alice Clayton > Yorum







WALLBANGER || ALICE CLAYTON



Şimdiye kadar okuduğum en iyi erotik komediydi. ! Evet bu kitap tam bir komedi. Okurken zaman nasıl geçti anlamadım. Kitabın zaten daha girişten sizi içine hapseden bir anlatımı var. Yazar herşeyden dozunda kullanmış.Karakterin yanı sıra Caroline'in kedisine bile yer yer verdiği öncelik çok hoşuma gitti. Özellikle de Purina'nın üzerine atladığı kısım.Çok ciddiyim kedi bile yoldan çıktı yahu. Düşünün artık.  :D

Ve konumuz nasıl mı başlıyor??

Şimdi , bir düşünelim. Yeni bir apartmana taşınıyorsunuz. Daha ilk geceniz ve yan komşunuzun evinden ;

"Ah, Tanrım."
Tak!
"Ah Tanrım."
Tak!

Sesleri geliyor. Ve doğal olarak o gece sizin için pek de parlak geçmiyor. :D Şu anda nasıl bir surat ifadeniz olduğunu biliyorum. Fakat , asıl devamını dinlemeniz gerekiyor. xD Zira , bu sadece o geceye mahsup bir durum değildir. Caroline , yani esas kızımız yeni dairesinde komşusunun pek hareketli gece hayatına alışmak için 3. geceyi beklemek zorunda kalır. Ve 3. gecenin sonunda artık komşusunu bir Wallbanger olarak nitelendirir. Zinhar, taşındığı geceyi takip eden üç gecede de aynı sesler farklı aksanlarla devam eder. Hal böyle olunca insan bir , "N'oluyoruz?" diyor. :D

İşte bizim Caroline'da artık her gece duymaya başladığı bu sesler yüzünden ne uyuyabiliyor ne de huzur buluyor. Ve en sonunda bir gece dayanamayıp sevgili bekârımızın kapısına dayanıyor. Dayanıyor , dayanmasına amma, işler umduğu gibi gitmiyor. Hatta durum ilerledikçe daha da eğlenceli bir hâl alıyor.


Gerçi böyle sesler duyduğunuz bir gece , hangi cesaretle birinin kapısına dayanıyorsunuz değil mi ama ? :) Yine de , Caroline'de haksız değil. Her gece kafasını tam yastığa koyacağı sırada ;
"Ah, Tanrım."
Tak!
"Ah Tanrım."
Tak!


Duyarak da yaşamazsınız ki? Birinin yan komşusunu düşünmesi gerek. :D Caroline'de işte böyle bir sinirle dayanıyor Simon'un kapısına sonrasını ne siz sorun ne ben söyleyim. Kızımız tüm arkadaşlarına yeni komşusunu Wallbanger diye anlatırken, Simon'da Caroline'i -o geceki kapısında dayandığı haliyle-  Pink Nightie Girl (Pembe Gecelikli Kız) olarak isimlendiriyor.Neyse.

Caroline bir iç mimardır ve hem patroncuğu hem de arkadaşı olan Julian'ın yardımıyla onun eski , kendisinin yeni dairesine taşınır.  Taşınır taşınmasına da, işte taşındığı geceden sonra hayatı bayağı bir renklenir. Çünkü yan komşusu ve serbest fotoğrafçı Simon Parker'ın renkli gece hayatı sevgili iç mimarımızı da kapsar...

Kitapta en çok sevdiğim şey, yazarın okuyucuya karakterler arasındaki iletişimi aktarışı oldu. Bazı yerlerde karakterlerin kendi içlerindeki konuşmalara yer vermiş ve Simon'un Caroline; "Bana bakıyor. Ben de ona bakabilir değil mi?" düşüncelerini okurken çok eğlendim. Aynı şekilde çiftimizin arkadaşlarının da birbirleri arasındaki iç sesleri, birbirlerine olan mesajlaşmaları...Hoş, şu Tehoe Gölünden döndüklerinden itibaren kayışı koparıyorlar ama olsun, arada böyle kısımlarda lazım tabii :D

Veeee, Caroline'imizin sevgili kedisi Clive! Clive'e yazarın böylesine dolu dolu yer vermesi inanın çok eğlenceli bir tat bırakmış.Clive'in bu halleri sayesinde aklımda yer eden Purina'nın üstüne atlama sahnesi.. Birkaç gece öncesinde Simon'un renkli gecelerinden birine denk gelen Clive bile yoldan çıkıyor ve Simon'un eşlikçisinin sesini nasıl benimsemişse bir sonraki görüşmede -Caroline'in tabiriyle- Purina'nın üstüne atlıyor. :D

Caroline'in tabiriyle  Simon'un HAREM'indekilere isim verme alışkanlığı sizi gülmekten kırıp geçiriyor. Sanırım beni en çok güldüren nokta da buydu. Simon'la konuştuğunda ona hangi kızdan bahsediyorsa o isimle hitap etmesi ve Simon'un "Bir dakika ona... ismini mi taktın?" tepkisi çok eğlenceliydi.

Simon, çapkın bir bekâr gibi görünse de içersinde inanılmaz romantik birini barındırdığına emin olabilirsiniz.Zira, kızımızla o kadar ilgili ki, Caroline biraz geçikse meraklanıyor. Her akşam beraber yemek yiyorlar. Tabi yemekler Caroline'den çıkıyor o da ayrı mesele. Ve , yemek demişken, Caroline'in kabak ekmeği Simon'un favori yiyeceği oldu gibi. :D

Okuduğum en eğlenceli kitaplardan birisi. Umarım kısa sürede bir yayımcı alır da, çevirisi ülkemizde mevcut olur. Gerçekten okuması gereken bir kitap olduğu kanısındayım.

DİPNOT: Kitabımızını sonunu sevgili kedimiz Clive bitiriyor :D

MY RATING:

5 yorum:

  1. Yorum çok güzel olmuş *-* Bu kitaba sayende başladım biliyorsun. Kitap gerçekten çok komik xD Bi' yayınevi alsa da herkes okusa :)

    YanıtlaSil
  2. Eheheh! İnşallah çıkar canım. Ben de çok sevdim. Kesinlikle kitaplığımda olsun isterim.

    YanıtlaSil
  3. Leman Kozakcı6 Nisan 2013 19:17

    Merhaba blogunu takibe aldım. Bana da beklerim modalianlar.blogspot.com

    YanıtlaSil
  4. ahhh keşke çabuk çevirseler böyle komik hikayelere ihtiyaç duyorum :(

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim.

SOSYAL AĞLAR

Facebook Twitter Google Plus Email Pinterest

Google+ Badge

GÜNDEMDEKİLER

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Takip et

Öne Çıkan Yayın

YOLUM AŞKA DÜŞTÜ | MERAL KIR [Kitap Yorumu]

Bir daha dünyaya gelirse âşık olacağı adamı insan ırkından seçmeye karar veren şaşkın akademisyen Sena Tekin ve önce Sena’yı öpüp sonra, &...

Ne Okuyorum?

Ne Okuyorum?
KARANTİNA - BEYZA ALKOÇ

İZLENEN ANİME

SEVİLESİLER

Obsession||Hunter

GÖZDELER *-*

Leo Hathaways Fan
OPAL|| Jennifer L. Armentrout





Fırsatçı|| Fanbar
Kolay|Tamara Webber Fanbar
Elit||Kiera Cass
Aynı Yıldızın Altında|| John Green
Tatlı Düşman || Heather Snow

Sayfa Görüntüleme Sayısı

INSTAGRAMDA BEN!

Copyright © Anime ve Kitap Sever | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes - Published By Gooyaabi Templates | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com